ABD hükümetinin talebi üzerine harekete geçen ticari uydu görüntüleme şirketleri, bölgedeki gerilim nedeniyle İran'a ait yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinin dağıtımını sınırlandırma kararı aldı.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde yer alan habere göre, ABD hükümeti ticari uydu görüntüleme şirketlerinden İran ve çatışma bölgelerine ait uydu görüntülerinin dağıtımını kısıtlamalarını talep etti. Söz konusu talep üzerine harekete geçen ABD merkezli uydu şirketi Planet Labs, müşterilerine gönderdiği bir bilgilendirme mesajıyla İran'daki uydu görüntülerine erişim politikasını değiştirdiğini duyurdu.
Planet Labs tarafından alınan yeni karara göre, bölgeye ait uydu görüntüleri artık yalnızca "acil ve görev açısından kritik gereksinimler ya da kamu yararı" söz konusu olduğunda paylaşılabilecek. Şirket sözcüsü, hükümetin çatışma bölgesine ait görüntülerin dağıtımını süresiz olarak ertelemelerini istediğini doğrulayarak, kısıtlayıcı erişim politikasının savaş sona erene kadar geçerli olacağını ifade etti.
Sektördeki diğer önemli aktörler de benzer önlemleri hayata geçiriyor. ABD merkezli bir başka uydu görüntüleme şirketi olan Vantor'un sözcüsü, çatışma dönemlerinde yüksek çözünürlüklü görüntülere erişimin ek kontrollerle sınırlandırıldığını bildirdi. Vantor yetkilisi, söz konusu güvenlik prosedürlerinin uyduların sahip olduğu yüksek çözünürlük kapasitesi nedeniyle alındığını ve halihazırda Orta Doğu'nun belirli bölgeleri için devrede olduğuna dikkat çekti.
Daha önce The Economist dergisi tarafından mart ayında yayımlanan bir raporda, Planet Labs'in hassas bölgelerin görüntülerini geçmişte rakiplerine göre çok daha açık bir biçimde paylaştığı, ancak ABD, İsrail ve İran hattında yükselen tansiyonun ardından şirket politikasında değişikliğe gittiği vurgulanmıştı.
Konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, şeffaflık ilkeleri ile güvenlik sorumlulukları arasında bir denge kurma çabasına dikkat çekildi. Planet Labs yetkilileri, uygulanan yeni politikanın temel amacının, ticari uydu görüntülerinin sivil halka, müttefiklere veya NATO güçlerine zarar verebilecek potansiyel saldırıların planlanmasında kullanılma riskini en aza indirmek olduğunu kaydetti.