İran ile nükleer müzakereler sürerken Washington yönetimi Orta Doğu'daki askeri varlığını tahkim etmeye devam ediyor. İsrail kaynakları, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait 6 yakıt ikmal uçağının Tel Aviv'e iniş yapmasının beklendiğini duyurdu.
ABD ordusunun Orta Doğu'daki hareketliliği, Cenevre'de İran ile yürütülen diplomatik görüşmelere rağmen hız kesmeden devam ediyor. İsrail basınında yer alan ve açık kaynaklı uçuş verilerine dayandırılan bilgilere göre, Amerikan Hava Kuvvetleri'ne ait 6 adet yakıt ikmal uçağının Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'na iniş yapması bekleniyor. Bu sevkiyat, bölgedeki hava operasyonlarının menzilini ve süresini uzatma kapasitesi açısından kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Sevkiyatın Detayları ve Rotası
Askeri havacılık uzmanlarının takibine takılan uçuş planlarına göre, söz konusu filonun büyük kısmı ABD'nin doğu kıyısından havalanacak. Sevkiyat kapsamında 5 adet KC-46 tipi yeni nesil tanker uçağının New Hampshire eyaletinde bulunan Portsmouth Uluslararası Havalimanı'ndan yola çıkması planlanıyor. Filoyu tamamlayacak olan altıncı uçağın ise Kuzey Carolina'daki Seymour Johnson Hava Üssü'nden kalkış yaparak İsrail rotasına girmesi bekleniyor.
Bölgedeki Askeri Yığınak Artıyor
Washington'ın İsrail'e yönelik askeri desteği sadece yakıt ikmal uçaklarıyla sınırlı kalmadı. Son bir hafta içinde ABD ordusunun bölgeye kargo ve lojistik uçaklarının yanı sıra, radar izi düşük olan F-22 "Raptor" hayalet savaş uçaklarını da naklettiği biliniyor.
Buna ek olarak, ABD Donanması'nın en güçlü unsurlarından biri olan ve dünyanın en büyük uçak gemisi unvanına sahip "USS Gerald R. Ford"un da İsrail kıyılarına yaklaşması bekleniyor. Bu deniz gücü gösterisi, hava unsurlarındaki artışla birleştiğinde, ABD'nin bölgedeki caydırıcılık stratejisini en üst seviyeye çıkardığına işaret ediyor.
Diplomatik Masada Gerilim Sürüyor
ABD ordusu son haftalarda F-35, F-15 ve F-16 gibi çeşitli savaş uçaklarını Orta Doğu'daki üslerine konuşlandırarak bölgedeki operasyonel hazırlığını artırmıştı. Ancak askeri hareketliliğin zamanlaması dikkat çekici. Cenevre'de İranlı yetkililerle nükleer program üzerine yürütülen hassas müzakereler devam ederken gerçekleşen bu takviyeler, Washington'ın "diplomasi masasında elini güçlendirmek için sahada askeri baskı kurma" stratejisi izlediği yorumlarına neden oluyor.