ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın elinde bulunan 400 kilogramdan fazla zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek için kara harekatını da içerebilecek yüksek riskli askeri operasyonları değerlendirdiği öne sürüldü.
Washington yönetiminin, İran'ın nükleer kapasitesine darbe vurmak amacıyla radikal adımlar atmaya hazırlandığı iddia ediliyor. ABD basınında yer alan ve üst düzey yetkililere dayandırılan bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın elindeki 400 kilogramı aşkın zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek veya güvenli bir şekilde ülkeden çıkarmak için hazırlanan detaylı askeri planları inceliyor.
Söz konusu operasyonun son derece karmaşık ve riskli bir yapısı olduğu belirtiliyor. Amerikalı yetkililer, böyle bir hamlenin ABD askerlerinin günlerce, hatta çok daha uzun bir süre İran topraklarında kalmasını gerektirebileceğini vurguluyor. Trump'ın operasyon için henüz nihai kararı vermediği, ancak personelin karşı karşıya kalabileceği risklere rağmen bu alternatife kapıyı açık bıraktığı ifade ediliyor.
Beyaz Saray'ın öncelikli taktiğinin, devam eden çatışmaların sona erdirilmesi karşılığında Tahran'ı uranyumu kendi rızasıyla teslim etmeye zorlamak olduğu öne sürülüyor. Ancak bu diplomatik ve siyasi baskının sonuç vermemesi halinde, nükleer materyalin güç kullanılarak alınması seçeneği aktif olarak masada tutuluyor. ABD ordusunun bölgedeki İran hedeflerini vurmaya devam ettiği bu süreçte, askeri yetkililerin Trump'a uranyumun çıkarılması görevinin barındırdığı zorluklar hakkında düzenli brifingler verdiği bildirildi.
Operasyonun hayata geçirilmesi ihtimaline karşı ordunun lojistik hazırlıklarını da hızlandırdığı kaydedildi. İhtiyaç anında hızlı müdahale yeteneğine sahip deniz piyadeleri ve paraşütçü birliklerin bölgeye anında sevk edilebilmesi için alternatif senaryolar hazırlanıyor. ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), bu operasyon için gerekli pek çok unsuru halihazırda bölgede konumlandırdığı ve başkana daha geniş bir manevra alanı sunmak adına bölgeye ek 10 bin kara askeri sevk etmeyi değerlendirdiği iddialar arasında yer alıyor.
Görevin zorluklarına dikkat çeken eski ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Joseph Votel, böylesi bir müdahalenin kısa sürede sonuçlandırılamayacağı görüşünde. Votel, hedef bölgede güvenliğin sağlanması, muhtemel enkazın kaldırılması ve nükleer materyalin uzman ekipler tarafından güvenle taşınmasının günler sürebileceğine işaret ediyor. İstihbarat değerlendirmelerine göre İran, geçtiğimiz yıl gerçekleşen hava harekatları öncesinde yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogram uranyum ile yüzde 20 seviyesinde yaklaşık 200 kilogram fisil maddeye sahipti ve bu stok kolaylıkla silah üretimi için gereken yüzde 90 seviyesine çıkarılabilecek nitelikteydi.
Sürece dair ABD kabinesinden de daha önce kritik mesajlar verilmişti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 27 Mart'ta yaptığı açıklamada Washington'ın hedeflerine geniş çaplı bir kara harekatına gerek kalmadan da ulaşabileceğini savunmuştu. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise İran'ın uranyumu gönüllü devrinin öncelikli tercih olduğunu, ancak aksi takdirde askeri seçeneklerin uygulamaya konabileceğini açıkça dile getirmişti.