ABD’nin AB ve NATO nezdindeki üst düzey temsilcileri, Amerikan savunma sanayisinin Avrupa tedarik programlarına katılımının kısıtlanmasının Transatlantik güvenliğini zayıflatacağı konusunda net bir uyarıda bulundu.
Bugünkü Haberler / Dış Haberler Servisi
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Avrupa Birliği (AB) arasında savunma sanayi işbirliği konusunda yeni bir tartışma gündeme geldi. ABD'nin üst düzey diplomatik temsilcileri, Avrupa'nın kendi savunma sanayisini güçlendirmek adına attığı adımların, Amerikan şirketlerini dışlaması durumunda Transatlantik ortaklığının zarar göreceğini belirtti.
ABD'nin Avrupa Birliği (AB) nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Andrew Puzder ve NATO nezdinde Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker, ortak bir makale kaleme alarak Washington'ın endişelerini dile getirdi. Diplomatlar, ABD savunma sanayisinin Avrupa tedarik programlarına katılımının sınırlandırılmasının, mevcut güvenlik ortaklığını tehdit ettiğini ve karşılıklı güvenliği zayıflattığını vurguladı.
"Dışlayıcı Önlemler Ortak Savunmayı Zayıflatır"
Makalede, NATO ittifakının on yıllardır hem Avrupa hem de Amerikan güvenliğinin temel taşı olduğuna dikkat çekildi. Ancak son dönemde AB tarafından geliştirilen Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE) ve Avrupa Savunma Sanayi Programı (EDIP) gibi girişimlerin, Amerikan şirketlerinin pazara erişimini kısıtlayabileceği endişesi taşıdığı belirtildi.
Büyükelçiler, bu tür dışlayıcı önlemlerin rekabeti sınırlayacağını ve inovasyonu engelleyeceğini savundu. Makalede şu ifadelere yer verildi:
"Bu tür önlemler, şirketleri müttefiklerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli üretim seviyelerini sürdürmelerini sağlayacak siparişlerden mahrum bırakarak ortak savunmamızı zayıflatmaktadır."
Fikri Mülkiyet ve Birlikte Çalışabilirlik Endişesi
ABD tarafının itirazları sadece pazar payı ile sınırlı değil. Kaleme alınan yazıda, EDIP ve SAFE programlarının, savunma sistemlerinin tasarımı ve gelecekteki değişiklikleri üzerinde AB kontrolünü zorunlu kıldığına işaret edildi. Amerikalı yetkililere göre bu durum, fikri mülkiyet haklarını tehdit ediyor, tedarik zincirlerini kısıtlıyor ve en önemlisi Transatlantik güçlerinin sahada "birlikte çalışabilirliğini" (interoperability) engelliyor.
Harcama Taahhütleri ve Gerçekler
Makalede ayrıca Avrupa'nın savunma harcamaları konusundaki taahhütlerine de değinildi. Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 5’ine çıkarma taahhüdünde bulunduğu hatırlatılırken, bu hedeflerin büyük bir kısmının henüz yerine getirilmediği eleştirisi getirildi.
ABD'nin, Avrupa’nın güvenlik maliyetlerinin orantısız bir kısmını üstlenmeye devam ettiğini belirten diplomatlar, Washington'ın NATO müttefiklerinde bulunmayan teknik ve savunma üretim kabiliyetlerini sağladığını vurguladı.
"Riskler Yüksek"
Yazının sonuç bölümünde, savunma pazarını parçalamanın on yıllardır süren işbirliğine zarar vereceği uyarısı yinelendi. ABD sanayisine yönelik engellerin, Avrupa’nın yeniden silahlanma çabalarını yavaşlatacağı ve entegre tedarik zincirlerine erişimi keserek NATO’nun hazırlık seviyesini düşüreceği kaydedildi.
Diplomatlar, AB üyesi ülkelerin savunma bütçelerini artırma çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtmekle birlikte, bunun "ortak çabaların etkinliğini azaltacak yöntemlerle yapılmaması gerektiğini" ifade etti.