15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

ABD Ordusunda Stratejik Çatlak: Karayipler'deki Yığınak İran Seçeneklerini Kısıtlıyor

The Wall Street Journal'a konuşan ABD savunma yetkilileri, Başkan Trump'ın donanma gücünü Karayipler'e kaydırma kararının, Orta Doğu'da olası bir İran çatışması için Washington'ın elini zayıflattığı uyarısında bulunuyor.

Paylaş:
ABD Ordusunda Stratejik Çatlak: Karayipler'deki Yığınak İran Seçeneklerini Kısıtlıyor

The Wall Street Journal'a konuşan ABD savunma yetkilileri, Başkan Trump'ın donanma gücünü Karayipler'e kaydırma kararının, Orta Doğu'da olası bir İran çatışması için Washington'ın elini zayıflattığı uyarısında bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 2025 sonbaharında verdiği talimatla Amerikan donanmasının odağını Karayipler Denizi'ne çevirmesi, Pentagon koridorlarında yeni bir stratejik tartışmanın fitilini ateşledi. The Wall Street Journal'ın (WSJ) mevcut ve eski savunma yetkililerine dayandırdığı habere göre, ABD'nin "arka bahçesine" yaptığı bu askeri yığınak, Orta Doğu'daki caydırıcılık kapasitesini ve olası bir İran operasyonu için askeri seçenekleri ciddi şekilde sınırlandırıyor.

Uçak Gemisi Dengesi Değişti

Savunma kaynaklarının paylaştığı verilere göre, Pentagon şu anda Karayipler çevresindeki sularda 12 savaş gemisi bulunduruyor. Buna karşılık, İran ile gerilimin yüksek olduğu Orta Doğu sularında sadece 6 Amerikan savaş gemisi görev yapıyor.

Bu stratejik dengesizliğin en somut örneği ise uçak gemisi gruplarının konumlandırılmasında yaşandı. Trump'ın Ekim 2025'te verdiği doğrudan emirle, Akdeniz'de görev yapan USS Gerald R. Ford uçak gemisi taarruz grubu, görev bölgesinden ayrılarak Karayipler'e intikal etti. Bu hamle, ABD'nin şu anda hem Orta Doğu'da hem de Avrupa'da herhangi bir uçak gemisi taarruz grubuna sahip olmaması sonucunu doğurdu.

"Saldırı Paketi" Oluşturma Sorunu

İsmi açıklanmayan üst düzey bir savunma yetkilisi, bölgede bir uçak gemisinin bulunmamasının operasyonel risklerine dikkat çekti. Yetkiliye göre, olası bir hava harekatında bombardıman uçaklarına eşlik edecek koruma filoları ve elektronik sinyal bozucu uçaklardan oluşan kapsamlı bir "saldırı paketi" hazırlamak, donanma desteği olmadan çok daha zorlu hale geliyor.

Bu durumun, Washington ile Tahran arasında sıcak bir çatışma çıkması halinde, ABD ordusunun hızlı ve esnek tepki verme kabiliyetini azalttığı savunuluyor.

Alternatif Senaryolar ve Kara Üsleri

Donanma gücündeki bu boşluğa rağmen, bazı askeri uzmanlar ABD'nin bölgedeki kara üsleri ve uzun menzilli bombardıman kapasitesiyle bu açığı kapatabileceği görüşünde.

Eski ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Joseph Votel, Trump'ın Haziran 2025'te İran'ın nükleer tesislerine yönelik verdiği saldırı emrini hatırlatarak, bombardıman uçaklarının doğrudan ABD anakarasından havalandığına işaret etti. Votel, "ABD, askeri kapasiteyi verimli ve etkili bir şekilde hedefe ulaştırabilecek küresel bir altyapıya sahiptir" değerlendirmesinde bulundu.

Benzer şekilde emekli Korgeneral David Deptula da, donanma eksikliğinin müttefik ülkelerdeki üslerle telafi edilebileceğini belirtti. Deptula, olası bir senaryoda Ürdün, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki mevcut üslerin yanı sıra; İngiltere (Royal Air Force Lakenheath), İtalya (Aviano) ve Almanya'daki (Spangdahlem) Avrupa üslerinin de aktif olarak kullanılabileceğini vurguladı. Deptula'ya göre kritik olan uçakların kalkış konumu değil, hedefe yönlendirilecek mühimmatın kapasitesi ve niteliği.

Tartışmalar sürerken, Beyaz Saray'ın Batı Yarımküre'ye odaklanan güvenlik doktrini ile Orta Doğu'daki geleneksel güvenlik taahhütleri arasındaki makasın giderek açıldığı gözlemleniyor.