12 Nisan 2026 Pazar
Haber

ABD Kongresi'nde İran Operasyonuna Tepki Büyüyor: "Hedefler Belirsiz, Maliyet Çok Yüksek"

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri harekat, Washington’da artan eleştirilerin odağı haline geldi. Kongre'de düzenlenen gizli brifingin ardından hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi üyeler, operasyonun amacını, milyarlarca dolarlık maliyetini ve olası sonuçlarını sert bir dille sorguladı.

Paylaş:
ABD Kongresi'nde İran Operasyonuna Tepki Büyüyor: "Hedefler Belirsiz, Maliyet Çok Yüksek"

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri harekat, Washington’da artan eleştirilerin odağı haline geldi. Kongre'de düzenlenen gizli brifingin ardından hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi üyeler, operasyonun amacını, milyarlarca dolarlık maliyetini ve olası sonuçlarını sert bir dille sorguladı.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat'ta İran’a yönelik başlattığı askeri saldırıların yankıları, ABD Kongresi'nde derinleşiyor. Operasyonların hedefi, maliyeti ve olası sonuçları hakkında Kongre üyelerine verilen gizli brifingin ardından, mevcut yönetim hem Demokratlardan hem de Cumhuriyetçilerden sert eleştiriler aldı. Kapalı kapılar ardında yapılan iki saatlik bilgilendirme toplantısı, savaşın stratejik temellerine yönelik şüpheleri gidermeye yetmedi.

Demokratlar: "Tutarsız ve Eksik"

Brifing sonrası değerlendirmelerde bulunan Demokrat Senatör Chris Murphy, devam eden askeri harekatı "tutarsız ve eksik" olarak nitelendirdi. Yönetimin, İran’ın nükleer silah programını tamamen yok etmek veya bir rejim değişikliği yapmak gibi somut hedeflerinin bulunmadığının altını çizen Murphy, "Vergi mükelleflerinin yüz milyarlarca doları harcanacak, birçok Amerikalı hayatını kaybedecek ve günün sonunda muhtemelen daha da Amerikan karşıtı bir rejim iktidarda kalacak" ifadelerini kullandı.

Savaşın ekonomik faturasına dikkat çeken bir diğer isim ise Demokrat Senatör Elizabeth Warren oldu. Warren, hükümetin ülke içindeki temel sorunlara kaynak bulamazken denizaşırı operasyonlara devasa bütçeler ayırdığını vurgulayarak, "Açık olan tek şey, sağlık hizmetlerini kaybeden 15 milyon Amerikalı için para yokken, İran'ı bombalamak için günde bir milyar dolar harcanıyor" şeklinde konuştu.

Cumhuriyetçi Kanattan "Sonsuz Savaş" Uyarısı

Operasyonlara yönelik sorgulayıcı yaklaşım yalnızca muhalefetle sınırlı kalmadı. Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, İran'daki ezilen halkın özgürlüğe kavuşmasını dilediğini ancak ABD dış politikasının sadece bu temel üzerine inşa edilmesi halinde savaşların asla bitmeyeceği uyarısında bulundu. Benzer şekilde Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Mace de seçmenlerini İran ile bir savaşa göndermek istemediğini açıkça dile getirerek askeri tırmanışa karşı duruş sergiledi.

Yönetime Gönderilen Mektup: "Hedefler Sürekli Değişiyor"

Demokratların Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer ile senatörler Jack Reed ve Jeanne Shaheen, Başkan Donald Trump’a ortak bir mektup göndererek süreçteki plansızlığa tepki gösterdi. Mektupta, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Savunma Bakanı Pete Hegseth’in savaşın amaçları konusunda yeminli ifade vermeleri talep edildi.

Kongre üyeleri, yönetimin söylemlerindeki çelişkilere dikkat çekerek operasyonun hedeflerinin süreç içerisinde; "halkı ayaklanmaya teşvik etmek", "askeri tesislere yönelik sınırlı saldırılar düzenlemek", "uyumlu bir rejim figürü atamak" ve son olarak "koşulsuz teslimiyet sağlamak" şeklinde sürekli değiştiğini vurguladı. Bu durumun net bir stratejinin yokluğunu kanıtladığı ve ABD için can kaybı ile maliyet riskini ciddi oranda artırdığı ifade edildi.

Arka Plan

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington arasındaki müzakerelerin devam ettiği bir süreçte, 28 Şubat'ta İran'a yönelik geniş çaplı bir askeri saldırı başlatmıştı. İran ise bu saldırılara, İsrail'in yanı sıra ABD'nin Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de bulunan askeri üslerini hedef alarak karşılık verdi.

İranlı yetkililerin açıklamalarına göre, karşılıklı saldırılar sonucunda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey yetkiliyle birlikte toplam 1332 kişi hayatını kaybetti. Bölgedeki karşılıklı misillemeler sürerken, ABD iç siyasetinde belirginleşen bu ayrışmanın sahadaki askeri operasyonları nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor.