ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik olası bir askeri harekatın risklerini detaylandıran bir uyarıda bulunduğu ve sürecin "uzun soluklu bir çatışmaya" dönüşebileceği konusunda tavsiye verdiği iddia edildi.
ABD yönetiminin İran ile nükleer müzakereleri yeniden canlandırma çabaları sürerken, Washington hattında dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. ABD merkezli haber platformu Axios'un konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, Başkan Donald Trump’a İran’a karşı girişilecek olası bir askeri operasyonun sonuçları hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yaptı.
"İsteksiz Savaşçı"
İsmi açıklanmayan kaynaklar, General Caine’in İran konusunda "isteksiz bir savaşçı" profili çizdiğini belirtiyor. Caine’in, Başkan Trump ve diğer üst düzey yetkililerle yaptığı görüşmelerde, Tahran'a yönelik askeri bir hamlenin ciddi riskler barındırdığını ve ABD’yi öngörülenden çok daha uzun sürecek bir çatışma ortamına sürükleyebileceğini vurguladığı öne sürüldü.
Görüşmelere aşina olan kaynaklar, Genelkurmay Başkanı’nın askeri güç kullanımına kategorik olarak karşı çıkmadığını, ancak operasyonun başarı şansı ve "savaşın ertesi günü" yaşanacak senaryolar konusunda "açık görüşlü ve gerçekçi" bir tutum sergilediğini ifade etti.
Trump’ın Kararına Bağlılık Vurgusu
General Caine’in Beyaz Saray nezdinde büyük bir saygınlığa sahip olduğu biliniyor. Haberde, Caine’in risk uyarılarını net bir dille yapmasına rağmen, Başkan Trump’ın nihai olarak bir saldırı emri vermesi durumunda ordunun bu kararı tereddütsüz uygulayacağı da vurgulandı.
Bu gelişme, Washington ve Tahran arasındaki diplomatik trafiğin yeniden hızlandığı bir döneme denk geldi. Haziran 2025'te İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sonrası kesilen nükleer müzakereler, geçtiğimiz haftalarda yeniden başlamıştı. Taraflar 6 Şubat'ta Umman'da, 18 Şubat'ta ise İsviçre'nin Cenevre kentinde bir araya gelmişti.
Gözler şimdi, 26 Şubat’ta Cenevre’de yapılması beklenen yeni tur görüşmelere ve ABD askeri kanadının Beyaz Saray’a sunduğu bu risk analizinin diplomatik sürece nasıl yansıyacağına çevrildi.