ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yaşayan efsaneleri ve eski Hazine bakanları, Başkan Jerome Powell’a yönelik açılan cezai soruşturmaya karşı tarihi bir çıkış yaptı. Eski yetkililer, savcılık yoluyla yürütülen bu sürecin kurumun bağımsızlığına yönelik "benzeri görülmemiş bir saldırı" olduğunu vurguladı.
ABD ekonomi tarihinin en etkili isimleri, görevdeki Fed Başkanı Jerome Powell’ı hedef alan ve Washington’da deprem etkisi yaratan cezai soruşturma girişimine karşı tek ses oldu. Aralarında eski Fed başkanları Ben Bernanke, Alan Greenspan ve Janet Yellen ile eski Hazine bakanları Timothy Geithner, Jacob Lew, Henry Paulson ve Robert Rubin'in de bulunduğu bir grup deneyimli devlet adamı, kurumun siyasi baskılardan korunması gerektiğini savunan sert bir bildiri yayımladı.
"ABD Ekonomisi İçin Kritik Bir Kırılma"
Önceki yönetimlerde görev almış bu üst düzey isimlerin imzasını taşıyan ortak açıklamada, merkez bankası bağımsızlığının sadece bir gelenek değil, ekonomik istikrarın temel taşı olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, Kongre tarafından Fed’e verilen fiyat istikrarı ve maksimum istihdam hedeflerinin ancak siyasi müdahalelerden uzak bir yapıyla mümkün olabileceği belirtildi.
Tecrübeli isimler, Powell’a iletilen soruşturma bildirimini, yargı gücünü kullanarak kurumu baskı altına almaya yönelik "benzeri görülmemiş bir girişim" olarak nitelendirdi. Bildiride şu çarpıcı ifadelere yer verildi:
"Para politikasının bu tür yöntemlerle şekillendirilmesi, kurumsal yapısı zayıf olan gelişmekte olan piyasalara özgü bir durumdur. Bu yaklaşım, enflasyon ve genel ekonomik işleyiş açısından son derece yıkıcı sonuçlar doğurur. Hukukun üstünlüğünü en büyük gücü olarak gören ve ekonomik başarısını buna dayandıran ABD’de böyle bir uygulamanın yeri yoktur."
Powell: "Faiz Kararları Nedeniyle Tehdit Ediliyorum"
Washington’daki gerilim, Fed Başkanı Jerome Powell’ın Adalet Bakanlığı tarafından kendisine bir "büyük jüri celbi" tebliğ edildiğini duyurmasıyla zirveye tırmanmıştı. Powell, söz konusu tebligatın, geçen yıl Haziran ayında Senato Bankacılık Komitesi’nde verdiği bir ifadeyle bağlantılı "cezai iddianame tehdidi" içerdiğini açıklamıştı. İddiaya konu olan ifadenin, Fed’in tarihi ofis binalarındaki yenileme projesiyle ilgili teknik bir süreç olduğu biliniyor.
Ancak Powell, kendisine yöneltilen bu hukuki tehdidin asıl gerekçesinin "bina yenilemesi" değil, Fed’in aldığı para politikası kararları olduğunu savundu. Başkan Powell, yönetimin faiz oranları konusundaki beklentilerini karşılamadığı için hedef tahtasına oturtulduğunu ima ederek, "Bu tehdit, Fed’in faiz oranlarını Başkan'ın siyasi tercihleri yerine, halka en iyi hizmet edecek ekonomik verilere göre belirlemesinin bir sonucudur" değerlendirmesinde bulundu.
Kurumsal Hafıza Devrede
Hukukun üstünlüğüne olan bağlılığını yineleyen Powell, Fed başkanlarının kanunların üzerinde olmadığını kabul etmekle birlikte, yaşanan sürecin "yönetimin süregelen baskı ve tehditleri" bağlamında okunması gerektiğine dikkat çekti.
Eski başkanların ve bakanların yayımladığı bu ortak metin, Washington’da kurumlar arası çatışmanın derinleştiği bir dönemde, "devlet aklı" ve "kurumsal hafızanın" devreye girmesi olarak yorumlanıyor. Piyasalar şimdi, bu tarihi uyarının Adalet Bakanlığı'nın soruşturma süreci üzerinde bir etkisi olup olmayacağını yakından takip ediyor.