ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'a yönelik askeri saldırılar başlatılmadan önce Tahran yönetiminin nasıl bir misillemede bulunabileceğine dair tam bir öngörüye sahip olduklarını, ancak nükleer bir İran riskinin bu sonuçlardan daha tehlikeli görüldüğünü açıdı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde düzenlenen oturumda kongre üyelerinin sorularını yanıtladı. Bakanlığın 2027 mali yılı bütçe talebi ve İran ile yaşanan çatışmaların ele alındığı oturumda Rubio, ABD yönetiminin askeri operasyon kararı alırken karşı karşıya olduğu risk analizlerine açıklık getirdi.
Kongre üyelerinin, İran ile girilen çatışmanın küresel ve yerel düzeydeki ekonomik ve siyasi sonuçlarına odaklanan soruları karşısında Rubio, operasyon öncesinde tüm senaryoların değerlendirildiğini belirtti. Rubio, askeri adımlar atılmadığı takdirde Tahran'ın nükleer silah geliştirme ihtimalinin çok daha büyük bir tehdit oluşturduğunu ve bu sebeple misilleme risklerini göze alarak saldırı kararı verdiklerini ifade etti.
"Sonuçların Farkındaydık Ancak Nükleer Silah Riski Daha Kötüydü"
Oturumda Demokrat Kongre üyesi Gregory Meeks, askeri müdahalenin getirdiği ekonomik yükleri gündeme taşıdı. Meeks, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ihtimalinin petrol, gıda ve nakliye maliyetlerini tırmandıracağı konusunda Başkan Donald Trump'ın uyarılıp uyarılmadığını sordu.
Soruyu doğrudan yanıtlamaktan kaçınan Rubio, ısrarlı sorular üzerine şu ifadeleri kullandı:
"İran'ın misilleme olarak neler yapabileceğinin herkes farkındaydı ama nükleer silaha sahip olmamalıydılar. Başkan ve yönetim, eylemlerin sonuçları olacağının bilincindeydi ancak İran'ın nükleer güce ulaşmasının doğuracağı sonuçlar çok daha kötüydü."
İsrail’in Nükleer Kapasitesi Soruldu
Komite üyelerinden gelen, İsrail’in nükleer silahlara sahip olup olmadığına dair soruya da yanıt veren Rubio, bu konunun açık bir oturumda tartışılmasının hassasiyetine dikkat çekti.
İsrail'in nükleer kapasitesine dair diğer ülkelerin çeşitli değerlendirmeleri olduğunu kaydeden Rubio, müttefiklerinin bu durumu hiçbir zaman kamuoyu önünde resmen kabul etmediğini hatırlattı. ABD dış politikasının bir gereği olarak bu konuyu açık oturumlarda tartışmadıklarını belirten Rubio, konunun ancak kapalı ve "gizli" nitelikteki oturumlarda ele alınabileceğini sözlerine ekledi.
Oturum boyunca Kongre üyeleri Sara Jacobs ve Jared Moskowitz de dahil olmak üzere çok sayıda temsilci, İran ile yaşanan çatışmanın ABD halkına yansıyan doğrudan ekonomik maliyetleri ve bölgesel etkileri üzerine Dışişleri Bakanı Rubio ile görüş alışverişinde bulundu.