ABD Adalet Bakanlığı, Yahudi ve İsrailli akademisyenler ile personele karşı sistematik ayrımcılık yapıldığı ve düşmanca bir çalışma ortamı oluşturulduğu gerekçesiyle California Üniversitesine dava açtı.
ABD Adalet Bakanlığı, ülkenin önde gelen yükseköğretim kurumlarından California Üniversitesine (UC), kampüs bünyesinde Yahudi ve İsrailli çalışanlara yönelik ayrımcılık iddiaları nedeniyle federal dava açtı. Bakanlık, üniversite yönetiminin, özellikle Ekim 2023 tarihinden bu yana artan Yahudi karşıtı (antisemitik) eylemlere göz yumduğunu ve çalışanları için güvenli bir çalışma ortamı sağlamakta yetersiz kaldığını öne sürdü.
"Anayasal İhlal ve Sistematik Ayrımcılık" Suçlaması
Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, üniversitenin "ayrımcı ve taciz edici davranışları önlemediği" belirtildi. İddianamede, kurumun Yahudi ve İsrailli öğretim üyeleri ile idari personele karşı, ABD Anayasası'nı ihlal edecek düzeyde bir "ayrımcılık modeli veya uygulaması" sergilediği savunuldu.
Dava dosyasında, üniversite yönetiminin kampüste yaşanan taciz olaylarına karşı etkisiz kaldığı ve bu durumun, hedef alınan akademisyenler için "düşmanca bir çalışma ortamı" yarattığı ifade edildi.
Adalet Bakanı Bondi: "Yöneticiler Zarar Verilmesine İzin Verdi"
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, konuya ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Soruşturma bulgularına atıfta bulunan Bondi, üniversite yönetimini doğrudan hedef alarak şu ifadeleri kullandı:
"Soruşturmamıza göre, üniversite yöneticilerinin kampüste şiddetli Yahudi karşıtlığının yayılmasına izin verdiği; bu durumun hem öğrencilere hem de personele zarar verdiği tespit edilmiştir."
Federal Fon Tehdidi ve Siyasi Arka Plan
Söz konusu dava, ABD hükümetinin son dönemde üniversiteler üzerindeki baskısını artırdığı bir döneme denk geliyor. Donald Trump yönetimi, daha önce de Harvard gibi prestijli kurumları, kampüslerdeki Filistin'e destek protestolarını ve "Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık" (DEI) programlarını gerekçe göstererek federal fonları kesmekle tehdit etmişti.
Bu stratejinin bir parçası olarak, Adalet Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve diğer federal kurumların ortaklığıyla "Antisemitizmle Mücadele Görev Gücü" kurulmuştu. 2024 yılında başlayan ve ülke geneline yayılan kampüs protestoları sonrası, Columbia, Yale ve Harvard gibi birçok üniversite hakkında soruşturmalar başlatılmış ve bu kurumlar hem siyasi hem de maddi baskı altına alınmıştı.
California Üniversitesine açılan bu son dava, Washington yönetiminin yükseköğretim kurumlarına yönelik denetim ve müdahale politikasının en yeni ve somut adımı olarak değerlendiriliyor.