1 Mart 2026 Pazar
Haber

AB Sanayisi İçin Korumacı Kalkan: "Made in Europe" Stratejisi Masada

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik verilmesini sağlayacak yeni bir sanayi doktrini üzerinde çalışıyor. Komisyon Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, Şubat ayı sonunda sunulması planlanan yasa teklifiyle kıta sanayisinin haksız küresel rekabete karşı korunacağını duyurdu.

Paylaş:
AB Sanayisi İçin Korumacı Kalkan: "Made in Europe" Stratejisi Masada

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik verilmesini sağlayacak yeni bir sanayi doktrini üzerinde çalışıyor. Komisyon Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, Şubat ayı sonunda sunulması planlanan yasa teklifiyle kıta sanayisinin haksız küresel rekabete karşı korunacağını duyurdu.

Avrupa Birliği, küresel ticaret savaşlarının ve korumacı politikaların arttığı bir dönemde, kendi sanayi stratejisini yeniden şekillendiriyor. AB Komisyonu'nun Sanayi Stratejisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, kamu ihalelerinde ve stratejik sektörlerde Avrupa menşeli şirketlere "gerçek bir öncelik" tanınması gerektiğini vurgulayarak, "Made in Europe" (Avrupa'da Üretilmiştir) inisiyatifinin startını verdi.

1000 Avrupalı Yöneticiden Ortak Çağrı

Brüksel'in bu yeni yaklaşımı, iş dünyasından da güçlü bir destek buldu. Fransa'nın Les Echos, Almanya'nın Handelsblatt, İspanya'nın El Mundo ve İtalya'nın Corriere della Sera gazetelerinde eş zamanlı yayımlanan ve Séjourné'nin görüşlerini destekleyen bir köşe yazısı, binin üzerinde Avrupalı şirket yöneticisi tarafından imzalandı.

Séjourné, mevcut küresel konjonktürde AB'nin artık bir seçim şansı kalmadığını belirtti. Tarifeler, sübvansiyonlar ve fikri mülkiyet ihlalleriyle dolu bir rekabet ortamına dikkat çeken Başkan Yardımcısı, "İddialı ve pragmatik bir sanayi politikası olmadan, Avrupa ekonomisi rakipleri için sadece bir oyun alanı olmaya mahkumdur" uyarısında bulundu.

"Kamu Parası Avrupa Üretimine Dönmeli"

Hazırlığı süren stratejinin temelinde, kamu kaynaklarının kıta içi üretime kanalize edilmesi yatıyor. ABD ve Çin gibi ekonomik güçlerin kendi stratejik varlıklarını koruyan benzer programlar uyguladığını hatırlatan Séjourné, AB'nin de aynı yolu izlemesi gerektiğini savundu.

Séjourné, planın mantığını şu sözlerle özetledi: "Bu çok basit bir prensibe dayanıyor. Avrupa'da kamu parasının kullanıldığı her yer, Avrupa üretimine ve istihdamına katkıda bulunmalıdır."

Şubat Sonunda "Sanayi Hızlandırıcı Yasa" Geliyor

Brüksel kulislerinde, bu söylemlerin somut bir yasal zemine oturacağı tarih olarak Şubat ayı sonu işaret ediliyor. AB Komisyonu'nun, "Sanayi Hızlandırıcı Yasa" teklifini bu tarihte açıklaması bekleniyor. Söz konusu taslağın, AB üyesi ülkelerin kamu alımlarında "Made in Europe" şartını arayacak düzenlemeleri içermesi öngörülüyor.

Birlik İçinde Farklı Görüşler ve Türkiye'nin Konumu

Girişimin başını Fransa çekerken, AB içerisindeki tüm ülkeler aynı fikirde değil. Bazı üye devletler, katı yerellik şartlarının yabancı yatırımları caydırabileceği, kamu ihalelerinde maliyetleri artırabileceği ve AB'nin küresel rekabetçiliğine zarar verebileceği endişesini taşıyor.

Öte yandan, Gümrük Birliği kapsamında AB pazarıyla derin bir entegrasyona sahip olan Türkiye'nin durumu da gündem maddelerinden biri. Ankara, mevcut ekonomik bağlar ve mevzuat uyumu göz önüne alındığında, Türkiye'nin de tedarik zincirinde "Made in Europe" kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği tezini savunuyor.