15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

53 Uluslararası Kuruluştan Acil Çağrı: "İsrail'in 'Ruhsat' Tehdidi Gazze'deki Yaşam Hattını Kesebilir"

İşgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren 53 dev yardım kuruluşu, İsrail'in "kayıt dışı STK'ları kapatma" kararının milyonlarca Filistinliyi açlığa ve ölüme terk edeceği uyarısında bulunarak dünyayı harekete geçmeye çağırdı.

Paylaş:
53 Uluslararası Kuruluştan Acil Çağrı: "İsrail'in 'Ruhsat' Tehdidi Gazze'deki Yaşam Hattını Kesebilir"

İşgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren 53 dev yardım kuruluşu, İsrail'in "kayıt dışı STK'ları kapatma" kararının milyonlarca Filistinliyi açlığa ve ölüme terk edeceği uyarısında bulunarak dünyayı harekete geçmeye çağırdı.

İsrail yönetiminin, işgal altındaki Filistin topraklarında çalışan uluslararası sivil toplum kuruluşlarına (STK) yönelik getirdiği yeni kayıt zorunluluğu, bölgedeki insani krizi derinleştirme riski taşıyor. Aralarında Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Oxfam ve Uluslararası Af Örgütü gibi dünyanın önde gelen yardım örgütlerinin de bulunduğu 53 uluslararası kuruluş, ortak bir bildiri yayımlayarak yaklaşan felakete dikkat çekti.

Kuruluşlar, İsrail'in 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe koyduğu ve kayıt yaptırmayan örgütlerin faaliyetlerini 60 gün içinde durdurmasını öngören düzenlemenin, Gazze ve Batı Şeria'daki "son yaşam hattını" koparacağını vurguladı.

"Hastaneler Kapanır, Gıda Yardımı Durur"

Ortak açıklamada, sahadaki durumun vahameti somut verilerle ortaya konuldu. Halihazırda Gazze'de her dört aileden birinin günde sadece tek öğünle hayatta kalmaya çalıştığına dikkat çekilen raporda, uluslararası STK'ların bölgedeki kritik rolü şu rakamlarla ifade edildi:

  • Sağlık Sistemi: Gazze'deki hastane faaliyetlerinin yüzde 60'ı bu kuruluşlar tarafından sağlanıyor.
  • Gıda Güvenliği: Bölgedeki gıda ihtiyacının yarısından fazlası uluslararası yardımlarla karşılanıyor.
  • Barınma: Barınak ve gıda dışı acil yardım malzemelerinin dörtte üçü bu STK'larca temin ediliyor.
  • Çocuk Sağlığı: Yetersiz beslenen çocukların tedavilerinin tamamı bu ağ üzerinden yürütülüyor.

Kuruluşlar, faaliyetlerinin durdurulmasının hastanelerin kapanması, gıda dağıtımının çökmesi ve 1,3 milyon yerinden edilmiş insanın kış şartlarında korumasız kalması anlamına geleceğini belirtti.

Veri Mahremiyeti ve Hukuki Engel

Bildiride dikkat çekilen bir diğer kritik husus ise İsrail'in talep ettiği kayıt sürecinin getirdiği idari ve etik riskler oldu. Yardım kuruluşları, çatışmanın taraflarından birine hassas kişisel verileri aktarmanın, "insani yardım ilkelerini ve veri koruma yükümlülüklerini" ihlal edeceğini vurguladı.

STK'lar, İsrail'in bu politikasının "kasıtlı" olduğunu belirterek, "İnsani yardım isteğe bağlı veya siyasi bir lütuf değildir; uluslararası insancıl hukuka göre bir yükümlülüktür" ifadesini kullandı. Ayrıca bu düzenlemenin, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki yetkisini yasa dışı şekilde genişleterek tehlikeli bir emsal oluşturduğu uyarısı yapıldı.

Batılı Hükümetlere "Baskı Yapın" Çağrısı

İngiltere, ABD, Fransa, Almanya gibi ülkelerden fon alan veya bu ülkeler merkezli çalışan kuruluşlar, bağışçı hükümetlere de seslendi. Bildiride, Batılı devletlerin İsrail üzerindeki nüfuzlarını kullanarak bu kararın geri çekilmesi ve bağımsız insani yardım çalışmalarının korunması için devreye girmeleri istendi.

Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddeti ve askeri baskınların yerinden edilenlerin sayısını her geçen gün artırdığı bir dönemde, uluslararası yardım koridorunun açık kalmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi.