16 Nisan 2026 Perşembe
Haber

50. Yılında Filistin Toprak Günü: Genişleyen Yerleşim Planlarının Gölgesinde Yarım Asır

1976 yılında İsrail'in Filistinlilere ait arazilere el koymasına karşı başlatılan sivil protestoların sembolü olan 30 Mart Toprak Günü, 50. yıl dönümünde artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve devam eden arazi gasplarının gölgesinde anılıyor.

Paylaş:
50. Yılında Filistin Toprak Günü: Genişleyen Yerleşim Planlarının Gölgesinde Yarım Asır

1976 yılında İsrail'in Filistinlilere ait arazilere el koymasına karşı başlatılan sivil protestoların sembolü olan 30 Mart Toprak Günü, 50. yıl dönümünde artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve devam eden arazi gasplarının gölgesinde anılıyor.

Filistin halkının topraklarıyla olan tarihi bağının ve kimliğinin en önemli sembollerinden biri kabul edilen Toprak Günü (Yevm el-Ard), yarım asrı geride bıraktı. 30 Mart 1976'da yaşanan olayların üzerinden tam 50 yıl geçmesine rağmen, işgal altındaki Filistin topraklarında arazi kayıpları ve yasa dışı yerleşim birimi inşası hız kesmeden devam ediyor.

Toprak Günü'nün kökeni, İsrail hükümetinin ülkenin kuzeyindeki Celile bölgesinde yaşayan Filistinlilere ait 21 bin dönümlük araziye "kamu yararı" ve "güvenlik" gerekçeleriyle el koyma kararı almasına dayanıyor. Bu karara karşı 30 Mart 1976'da başlatılan genel grev ve büyük çaplı sivil protestolara İsrail güçlerinin müdahale etmesi sonucu 6 Filistinli hayatını kaybetmiş, yüzlercesi ise yaralanmıştı. O tarihten bu yana 30 Mart, Filistinliler tarafından hem kayıplarını anma hem de toprak haklarını savunma günü olarak kabul ediliyor.

Bugün, Toprak Günü'nün 50. yılında Filistinliler, Batı Şeria ve Doğu Kudüs başta olmak üzere işgal altındaki topraklarda devam eden el koyma politikalarıyla yüzleşmeyi sürdürüyor. Uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler kararlarına göre yasa dışı kabul edilen yerleşim birimleri sürekli genişletilirken, Filistinlilerin yaşam alanları daralıyor ve tarım arazilerine erişimleri büyük ölçüde kısıtlanıyor.

Özellikle son yıllarda İsrail yönetiminin Batı Şeria'da binlerce yeni konut inşasına onay vermesi ve stratejik bölgelerdeki arazilere devlet adına el koyması, bölgedeki tansiyonu daha da artırmış durumda. Arazi gaspları, sadece coğrafi bir daralmaya değil, aynı zamanda Filistinlilerin ekonomik ve sosyal hayatında da derin tahribatlara yol açıyor.

Uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin sürekli çağrılarına rağmen sahada devam eden bu uygulamalar, coğrafi bütünlüğü sağlanmış bağımsız bir Filistin devleti ihtimalini giderek zorlaştırıyor. Filistinliler için Toprak Günü, sadece geçmişte yaşanan tarihi bir olayı anma günü olmanın ötesinde, nesilden nesile aktarılan ve güncel politikaların gölgesinde devam eden hak arayışının temel simgesi olma özelliğini koruyor.