15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

30 Yıllık Tiryakiydi, 3. Evre Kanseri "Akıllı Tedavi" ile Yendi

Günde iki paketten fazla sigara tüketen ve 30 yılın sonunda 3. evre akciğer kanseri teşhisi alan 62 yaşındaki Muslahattin Sabah, yeni nesil tedavi yöntemleri ve cerrahi müdahale ile yaşama tutundu.

Paylaş:
30 Yıllık Tiryakiydi, 3. Evre Kanseri "Akıllı Tedavi" ile Yendi

Günde iki paketten fazla sigara tüketen ve 30 yılın sonunda 3. evre akciğer kanseri teşhisi alan 62 yaşındaki Muslahattin Sabah, yeni nesil tedavi yöntemleri ve cerrahi müdahale ile yaşama tutundu.

Ankara’da yaşayan 62 yaşındaki Muslahattin Sabah, yaklaşık 30 yıl boyunca devam ettirdiği yoğun sigara alışkanlığının bedelini ağır bir teşhisle ödedi ancak modern tıbbın sunduğu imkanlarla hayata yeniden döndü. Günde iki paketi aşkın sigara tüketen Sabah, yaşadığı ani kilo kaybı ve iştahsızlık şikayetleri üzerine hastaneye başvurduğunda sol akciğerinde büyük bir tümörle karşılaştı. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde uygulanan multidisipliner tedavi protokolü sayesinde sağlığına kavuşan Sabah, kanseri yendikten sonra sigarayı tamamen hayatından çıkardı.

7 Santimetrelik Tümör Tespit Edildi

Muslahattin Sabah'ın hastaneye başvuru süreci, yaşam kalitesini düşüren belirtilerin artmasıyla başladı. Özellikle iştahsızlık ve gece terlemesi şikayetleri yaşayan Sabah, 5-6 ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 8 kilo verdiğini belirtti. Yapılan detaylı tetkikler ve akciğer röntgeni sonucunda, sol akciğerinde 7,2 santimetre büyüklüğünde bir tümör tespit edildi. Doktorlar, Sabah'a 3. evre akciğer kanseri teşhisi koydu.

Teşhisin ardından zorlu bir tedavi sürecine giren Sabah, o günleri şu sözlerle anlattı: "Teşhis aldığım andan itibaren sigarayı bıraktım. Günde 2 paketi aşkın sigara içiyordum. Şu an sigarayı hiç aramıyorum. Akciğerimin yarısı alındı ama diğer yarısı çok iyi, artık ona iyi bakacağım."

Tümör Tamamen Yok Oldu

Sabah'ın tedavisini üstlenen Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, uygulanan tedavi protokolünün başarısına dikkat çekti. Hastaya kemoterapi ile birlikte bağışıklık sistemini güçlendiren immünoterapi (akıllı ilaç) tedavisi uygulandığını belirten Şendur, alınan sonuçların yüz güldürücü olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Şendur, "Eskiden yüzde 1'lerde olan tam yanıt oranları, yeni tedavi olanakları ile yüzde 25'lere çıktı. Hastamıza dört kür kemoterapi ve immünoterapi verdikten sonra tümörünün tamamen kaybolduğu tespit edildi" bilgisini paylaştı.

İlaç tedavisinin ardından tümörün yok olmasıyla birlikte cerrahi müdahale şansı doğdu. Yapılan "lobektomi" operasyonu ile akciğerinin bir kısmı alınan Sabah'ın tedavisi, koruyucu amaçlı bağışıklık güçlendirici ilaçlarla devam ediyor.

"Hayatta Yapacak Çok Şey Var"

Kanserle mücadelesini kazanan ve sağlığına kavuşan Muslahattin Sabah, hastalığın kendisine hayata dair önemli dersler verdiğini vurguladı. Torunları ve eşiyle vakit geçirmenin kıymetini daha iyi anladığını belirten Sabah, "İnsanın bazı kıymetli şeyleri var, hayat bambaşka. Çocuklarım, torunlarım ve eşim var; yapacak çok şey var. Aldığım ders, hayata vakit ayırmak oldu" ifadelerini kullandı.

Uzmanlardan "Erken Teşhis" Uyarısı

Akciğer kanserinin Türkiye'de ve dünyada en sık görülen kanser türlerinin başında geldiğini hatırlatan uzmanlar, en büyük risk faktörünün sigara olduğunun altını çiziyor. Türkiye'de her yıl yaklaşık 45 bin kişiye akciğer kanseri teşhisi konulurken, bu hastaların yüzde 60'ı maalesef ileri evrede tanı alıyor.

Prof. Dr. Şendur, özellikle 50 yaş üstü ve yoğun sigara geçmişi olan bireylerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirterek, "Genetik faktörleri önleyemiyoruz ama çevresel faktörleri önleyebiliriz. Akciğer kanserinin büyük çoğunluğu önlenebilir nedenlere dayanıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Hastalığın en sık görülen belirtileri arasında iki haftadan uzun süren kronik öksürük, istemsiz kilo kaybı, halsizlik, göğüs ağrısı ve kanlı balgam yer alıyor. Uzmanlar, tedavi sonrası süreçte hastaların sigaradan kesinlikle uzak durmaları, zatürre aşılarını yaptırmaları ve rutin kontrollerini aksatmamaları gerektiğini vurguluyor.