Mesleğinin henüz ilk yılında "irticacı" yaftasıyla görevinden ihraç edilen Mehmet Yetkinakın, yaşadığı mağduriyeti sivil toplum çalışmalarıyla toplumsal faydaya dönüştürüyor.
Türkiye siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat süreci, üzerinden yıllar geçmesine rağmen bıraktığı izlerle hatırlanmaya devam ediyor. O dönemde binlerce kamu görevlisinin hayatını altüst eden kararların mağdurlarından biri de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehmet Yetkinakın. Kastamonu’da başladığı öğretmenlik mesleğinden henüz ilk yılını dolduramadan uzaklaştırılan Yetkinakın, eğitimci kimliğini bugün sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sürdürüyor.
Bir Yıl Bile Dolmadan Gelen İhraç
Aslen Kastamonulu olan 55 yaşındaki Mehmet Yetkinakın, eğitim hayatına memleketinde başladı. İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra Mısır’da kazandığı bursla üniversite eğitimini tefsir bölümünde tamamlayan Yetkinakın, 1995’teki mezuniyetinin ardından Türkiye’ye döndü. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans tamamlama eğitimini bitirerek 1997-1998 eğitim öğretim yılında büyük bir heyecanla memleketi Kastamonu’da göreve başladı.
Ancak bu heyecan kısa sürdü. 28 Şubat sürecinin en yoğun hissedildiği günlerde, hakkında yürütülen soruşturmalar neticesinde öğretmenlik görevine son verildi. Yetkinakın, o dönemde özellikle bürokrasi ve eğitim camiasında inançlı kesime yönelik ciddi bir baskı ve tasfiye süreci işletildiğini belirtiyor.
"Mısır’daki Öğrencilik Yıllarımız Bahane Edildi"
Yaşadığı süreci "zulüm" olarak nitelendiren Yetkinakın, ihraç edilme gerekçelerinin mesleki yeterlilikle değil, geçmişteki sosyal faaliyetleriyle ilgili olduğunu vurguladı. Yetkinakın, görevden alınma sürecini şu sözlerle anlattı:
"Beni görevden almalarının temel sebebi, Mısır’da eğitim gördüğümüz dönemde yaptığımız öğrenci başkanlığı ve oradaki faaliyetlerimizdi. Ayrıca Türkiye’ye döndükten sonra merhum Necmettin Erbakan ile Adil Düzen Seminerleri’ne katılmış olmamız da dosyamıza eklendi. Yurt dışındaki bazı çalışmalarımıza ait fotoğrafları öne sürerek ‘irticai faaliyetleri var’ dediler ve bir tebligatla görevime son verdiler."
Ticarete Yöneldi Ancak Eğitimden Kopmadı
Meslekten ihraç edildikten sonra memleketi Kastamonu’da maruz kaldığı psikolojik ve sosyal baskılar nedeniyle barınamayan Yetkinakın, çareyi İstanbul’a gitmekte buldu. Burada gıda sektöründe çalışarak ustalaşan eski öğretmen, 2000 yılında Afyonkarahisar’a yerleşerek Marulcu Mahallesi’nde kendi işletmesini açtı.
Yıllar sonra hakları iade edilmesine rağmen öğretmenlik mesleğine resmi olarak geri dönmeyen Yetkinakın, içinde kalan eğitim ukdesini farklı kanallarla telafi etme yoluna gitti. Ticari hayatındaki başarısının yanı sıra; Diyanet Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti ve Ensar Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler alarak gençlere ve topluma hizmet etmeyi sürdürdü.
"Hilal ile Haçın Savaşıydı"
28 Şubat sürecinin sadece bireysel mağduriyetler yaratmadığını, toplumsal bir travmaya dönüştüğünü ifade eden Yetkinakın, o dönemde eşi de dahil olmak üzere pek çok başörtülü kadının eğitim haklarının ellerinden alındığını hatırlattı.
Süreci inanç özgürlüğüne vurulmuş bir darbe olarak değerlendiren Yetkinakın, "Bana göre 28 Şubat süreci hakla batılın, hilal ile haçın savaşıydı. Müslümanları ve inançlı insanları hazmedemediler. Ben inançlı bir insanım; orucumu da tutarım, inancımı da yaşarım. Bunlar gayet normal durumlar olmasına rağmen o dönemde büyük bir tehdit gibi algılatıldı" ifadelerini kullandı.