1 Mart 2026 Pazar
Haber

28 Şubat’ın Gölgesi: Yarım Kalan Hayaller ve 29 Yıl Sonra Gelen Adalet

Türk demokrasi tarihine "postmodern darbe" olarak kazınan 28 Şubat sürecinin üzerinden tam 29 yıl geçti. Üniversite kapılarından çevrilen, eğitim hakları ellerinden alınan ve meslek hayalleri ertelenen binlerce öğrenci, aradan geçen onca zamana rağmen o günlerin travmasını atlatabilmiş değil.

Paylaş:
28 Şubat’ın Gölgesi: Yarım Kalan Hayaller ve 29 Yıl Sonra Gelen Adalet

Türk demokrasi tarihine "postmodern darbe" olarak kazınan 28 Şubat sürecinin üzerinden tam 29 yıl geçti. Üniversite kapılarından çevrilen, eğitim hakları ellerinden alınan ve meslek hayalleri ertelenen binlerce öğrenci, aradan geçen onca zamana rağmen o günlerin travmasını atlatabilmiş değil.

Türkiye, 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarının yıl dönümünde, demokrasinin üzerindeki kara bulutları ve bu sürecin yarattığı toplumsal travmaları bir kez daha hatırlıyor. Özellikle üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasakları nedeniyle eğitim hayatları sekteye uğrayan binlerce genç kadın, o dönemde yaşadıkları dışlanmışlığı ve hak gasplarını bugün hala hafızalarında taze tutuyor. Eğitim haklarını kullanabilmek için yıllarca mücadele eden mağdurlar, yaşadıkları "kayıp yılların" telafisinin mümkün olmadığını vurguluyor.

"Diplomamda Necmettin Erbakan'ın Adı Var"

Sürecin en yakın tanıklarından biri olan İngilizce öğretmeni Serpil Abazi, o dönemde yaşadığı zorlukları ve verdiği mücadeleyi anlattı. 1996 yılında İmam Hatip Lisesi'nden mezun olan ve ardından 1997 yılında Selçuk Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü'nü kazanan Abazi, 28 Şubat kararlarının gölgesinde bir üniversite hayatı yaşadı.

Üniversitenin üçüncü sınıfına kadar çeşitli disiplin cezaları, uyarılar ve uzaklaştırmalarla karşı karşıya kaldığını belirten Abazi, 2000 yılında artan baskılar nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldığını ifade etti. Abazi, o süreci şu sözlerle özetledi:

"Okulu bırakmak zorunda kaldım çünkü artık taviz veremeyeceğim bir noktaya gelmiştim. Yıllar sonra, 2011'de çıkan öğrenci affıyla üniversiteye geri döndüm. 2013 yılında mezun olduğumda, eski okulumun adı Necmettin Erbakan Üniversitesi olmuştu. 1997'deki o darbenin hedefindeki ismin, diplomamda yer alması benim için çok manidardı."

"Peruk Takar mısın?" Sorusu ve Özel Sektör Çıkmazı

Mezuniyetinin ardından da sorunların bitmediğini belirten Abazi, özel sektörde çalışmak istediğinde dahi "başörtüsü" engeliyle karşılaştığını dile getirdi. Bir iş görüşmesinde kendisine yöneltilen "Peruk takar mısın?" sorusunun büyük bir hayal kırıklığı yarattığını söyleyen Abazi, inançlarından taviz vermemek adına bu teklifleri reddettiğini belirtti.

Abazi, öğretmenlik hayaline ancak 2024 yılında girdiği unvan değişikliği sınavıyla kavuşabildiğini belirterek, "Biz neredeyse her gün 29 Şubat'a uyanıyoruz. Hak kaybına uğramış birçok insan 1997'de çakılı kaldı. Yasal haklarımız iade edilse de geçen zamanı geri getirmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

Üniversite Kapısında "Potansiyel Suçlu" Muamelesi

Dönemin bir diğer mağduru, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü mezunu Banu Davran ise, 28 Şubat sürecinde öğrencilerin potansiyel birer "ajan" veya "provokatör" gibi görüldüğünü vurguladı.

1994 yılında başladığı üniversite eğitiminin son döneminde yasaklarla yüzleşen Davran, mezuniyetine sadece iki ay kala okul kapılarının yüzlerine kapandığını anlattı. "Edebiyat Fakültesi'nin önünde polisler bekliyordu. Kapıda asılı talimatnamede başörtülü öğrencilerin içeri alınmayacağı yazıyordu. O kadar emekle kazandığım okula girememek çok büyük bir hak gasbıydı" diyen Davran, o günlerde yaşadıkları psikolojik baskının "diken üstünde yaşamak" ile eşdeğer olduğunu belirtti.

Mesleğe 24 Yıl Gecikmeli Başlangıç

Mezun olduktan sonra öğretmen olarak atanmak isteyen Davran, 1998 ve 1999 yıllarındaki başvurularında da engellerle karşılaştı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın başvuru formlarına "başı açık fotoğraf" zorunluluğu getirmesi nedeniyle mesleğini icra edemeyen Davran, yıllarca kendi alanı dışında, satış ve pazarlama gibi sektörlerde çalışmak zorunda kaldı.

Kamu kurumlarında başörtüsü yasağının 2013 yılında kaldırılmasıyla birlikte yeniden umutlandığını belirten Davran, 2018 yılında başlayan süreç sonunda, mezuniyetinden tam 24 yıl sonra, 2022 yılında memur olarak atanabildi. Davran, "Vatanını seven, milli kültürüne sahip çıkan bir kadın olarak yok sayılmak, ötelenmek benim için büyük bir hayal kırıklığıydı" sözleriyle yaşananların bıraktığı izi özetledi.

Talepler Devam Ediyor

28 Şubat mağdurları, aradan geçen 29 yıla rağmen adaletin tam anlamıyla tecelli etmediği görüşünde. Hukuka aykırı idari işlemlerin sonuçlarının tamamen ortadan kaldırılmasını talep eden mağdurlar, eğitim ve meslek hakları gasbedilen kişilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için daha kapsamlı düzenlemeler bekliyor.