1 Mart 2026 Pazar
Haber

28 Şubat’ın Akademik Hafızası: Prof. Dr. Aslan’dan "Gençlere Anlatılmalı" Çağrısı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde görev yaparken, eşinin başörtülü olması gerekçe gösterilerek akademik kariyeri sekteye uğratılan Prof. Dr. Seyfettin Aslan, o dönem yaşanan travmaların toplumsal hafızada canlı tutulması gerektiğini vurguladı.

Paylaş:
28 Şubat’ın Akademik Hafızası: Prof. Dr. Aslan’dan "Gençlere Anlatılmalı" Çağrısı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde görev yaparken, eşinin başörtülü olması gerekçe gösterilerek akademik kariyeri sekteye uğratılan Prof. Dr. Seyfettin Aslan, o dönem yaşanan travmaların toplumsal hafızada canlı tutulması gerektiğini vurguladı.

Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak kazınan 28 Şubat süreci, binlerce kamu görevlisi ve öğrenci gibi akademisyenlerin de hayatında derin izler bıraktı. O dönemde mesleğinden uzaklaştırılan isimlerden biri olan Dicle Üniversitesi (DÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Aslan, yaşadığı mağduriyetleri ve sürecin gelecek nesillere aktarılmasının önemini anlattı.

"Eşinin Başını Açması Gerekir" Dayatması

Prof. Dr. Seyfettin Aslan, 28 Şubat sürecinin en yoğun hissedildiği günlerde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışıyordu. Aslan, akademik sözleşmesinin yenilenme dönemi geldiğinde, dönemin fakülte dekanı tarafından makama çağrıldığını belirtti.

Yaşadığı diyaloğu aktaran Aslan, amirlerinin kendisine, "Eşiniz başörtülü, başını açması gerekir" dediğini, kendisinin ise buna karşılık, "Bu onun demokratik hakkıdır, eşime böyle bir şeyi söyleyemem" yanıtını verdiğini ifade etti. Bu görüşmenin ardından Aslan için zorlu bir süreç başladı. Üniversite yönetimi, yeniden atama kriterlerini değiştirerek, doktora sonrası dönemde herhangi bir gerekçe göstermeksizin Aslan'ın üniversite ile ilişiğini kesti.

Hukuk Mücadelesi ve Danıştay Engeli

Akademik görevinden uzaklaştırılmasının ardından hakkını aramak için yargı yoluna giden Aslan, Bölge İdare Mahkemesi'nden lehine bir karar çıkmasına rağmen, Danıştay'ın olumsuz hüküm vermesiyle görevine dönemedi. 2002 yılı başında üniversiteden tamamen ayrılmak zorunda kalan Aslan, akademik hayattan koparıldı.

Bu süreçte ailesinin geçimini sağlamak zorunda olduğu için 5 yıl boyunca akademi dışında, farklı sektörlerde çalışmak zorunda kaldığını belirten Aslan, "Sadece ben değil, benim gibi binlerce insan mağdur oldu. Yetenekli, başarılı, işinin erbabı insanlar sırf inançlarının gereğini yerine getirdikleri, eşleri başörtülü olduğu veya namaz kıldıkları için dışlandılar" dedi.

5 Yıllık Gecikme ve Geri Dönüş

Akademiden uzak kaldığı 5 yılın ardından, 2007 yılında Kilis 7 Aralık Üniversitesi'nde yardımcı doçent kadrosuyla mesleğine geri dönebilen Prof. Dr. Aslan, kariyer basamaklarında yaşadığı gecikmeye dikkat çekti. Normal şartlarda çok daha önce doçent veya profesör unvanını alması gerekirken, sürecin kendisine 5 yıl kaybettirdiğini vurguladı.

"Yaşananlar İbret Olmalı"

28 Şubat'ta yaşananların sadece bireysel mağduriyetler olarak kalmaması gerektiğini savunan Aslan, o dönemdeki travmaların genç kuşaklara doğru aktarılması çağrısında bulundu. Sürece dair bir kitap çalışması da yürüten Aslan, şu ifadeleri kullandı:

"28 Şubat sürecinin toplumsal ve akademik hafızada doğru şekilde ele alınması gerekir. Hafızaların taze tutulması, yaşananların ibret olması için bunları bilmemiz lazım. O dönemin mağduriyetlerini bu nesle aktarmamız gerekir. Özellikle liselerde ve üniversitelerde seminer, çalıştay ya da panellerle bu dönemde neler olup bittiği anlatılmalı."