15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

2025 Raporu: İsrail’den Kutsal Mekanlara Sistematik İhlal ve Baskı Politikası

Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı tarafından yayımlanan yıllık rapora göre, 2025 yılı boyunca Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlar ve El Halil’deki Harem-i İbrahim Camisi’nde ezanın susturulması gibi dini özgürlükleri hedef alan ihlaller rekor seviyeye ulaştı.

Paylaş:
2025 Raporu: İsrail’den Kutsal Mekanlara Sistematik İhlal ve Baskı Politikası

Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı tarafından yayımlanan yıllık rapora göre, 2025 yılı boyunca Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlar ve El Halil’deki Harem-i İbrahim Camisi’nde ezanın susturulması gibi dini özgürlükleri hedef alan ihlaller rekor seviyeye ulaştı.

Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, İsrail’in işgal altındaki topraklarda bulunan kutsal mekanlara yönelik 2025 yılı ihlallerini içeren kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda yer alan veriler, Kudüs ve Batı Şeria’daki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarının sistematik bir baskı politikasıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. Bakanlık verilerine göre, 2025 yılı boyunca Mescid-i Aksa’ya fanatik gruplar tarafından 280 kez baskın düzenlenirken, El Halil’de bulunan Harem-i İbrahim Camisi’nde ezan okunması 769 kez fiilen engellendi.

Mescid-i Aksa’da Statüko Tehlikede

Rapor, Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine yönelik ihlallerin sadece ziyaretçi sayısıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda içeride gerçekleştirilen eylemlerin niteliğinin de değiştiğini vurguladı. İsrail polisi koruması altında gerçekleştirilen 280 baskın sırasında, fanatik grupların Mescid-i Aksa avlusunda alenen Talmudik ritüeller gerçekleştirdiği belirtildi.

Bakanlık yetkilileri, baskınlar sırasında toplu dualar edildiğini, "şofar" (Yahudi ayin borusu) üflendiğini ve avluda secdeye kapanma gibi eylemlerin arttığını kaydetti. Raporda dikkat çeken en önemli detaylardan biri, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in milletvekilleriyle birlikte "Kudüs Günü" adı verilen tarihte Mescid-i Aksa’ya girerek "kahinlerin bereketi" ritüelini icra etmesi oldu. Bu durumun, ihlallerin resmi devlet düzeyinde teşvik edildiğinin bir göstergesi olduğu ifade edildi.

Filistin tarafı, bu uygulamaların Mescid-i Aksa’da fiili bir "mekansal ve zamansal bölünme" dayatması amacı taşıdığını belirtiyor. Kudüs İslami Vakıflar İdaresine bağlı Aksa muhafızlarının görevlerini yapmasının engellendiği ve Yahudi bayramlarında baskınların yoğunlaştığı da raporda yer alan diğer tespitler arasında.

El Halil’de Ezan Sesi Susturuluyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde bulunan ve Müslümanlar için büyük önem taşıyan Harem-i İbrahim Camisi de ağır kısıtlamaların hedefi oldu. Rapora göre, camide vakit ezanlarının hoparlörden okunması İsrail makamlarınca 2025 yılı içerisinde tam 769 kez engellendi.

Caminin kutsiyetinin günlük uygulamalarla ihlal edildiğini belirten Bakanlık, Müslümanların girişine kısıtlamalar getirildiğini ve caminin çeşitli bahanelerle yıl boyunca toplam 23 gün tamamen ibadete kapatıldığını açıkladı. Caminin doğu kapısının yıl başından bu yana kapalı tutulduğu, avlusuna İsrail bayraklarının asıldığı ve gasbedilen bölümlerinde yüksek sesli müzik eşliğinde etkinlikler düzenlendiği bilgisi paylaşıldı.

El Halil’in eski şehir bölgesinde, yaklaşık 400 yasa dışı yerleşimciyi korumak amacıyla 1.500 İsrail askerinin konuşlandırıldığı biliniyor. 1994 yılında bir Yahudi fanatiğin gerçekleştirdiği ve 29 Müslümanı katlettiği saldırının ardından caminin yüzde 63’ü Yahudilere, yüzde 37’si ise Müslümanlara tahsis edilmişti. Ezanın okunduğu odanın, Yahudilere ayrılan kısımda kalması, ezan engellemelerinin en büyük teknik gerekçesi olarak kullanılıyor.

Diğer İbadethaneler ve Hristiyan Mekanları da Hedefte

Yayımlanan raporda ihlallerin sadece bu iki büyük cami ile sınırlı kalmadığı görüldü. Batı Şeria ve Kudüs genelinde toplam 45 caminin yıl içinde ya kısmen tahrip edildiği ya da baskına uğradığı kaydedildi.

Müslümanlara ait ibadethanelerin yanı sıra Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik kısıtlamalar da raporda yer buldu. Özellikle Kudüs’teki Kutsal Kabir Kilisesi’nde (Kıyamet Kilisesi), "Kutsal Cumartesi" döneminde Hristiyan hacıların girişinin engellendiği ve ibadet özgürlüğünün kısıtlandığı belirtildi.

Filistin yönetimi, İsrail’in Doğu Kudüs’ü Yahudileştirme politikaları çerçevesinde kentin Arap ve İslami kimliğini silmeye çalıştığını savunurken, uluslararası toplumu kutsal mekanların statüsünü korumaya çağırıyor.