5 Eylül 2026 Cumartesi
Haber

"Bugün Öldüreni Değil, Ölümsüzleştireni Haber Yapın"

Veteriner hekim ve yaban hayatı fotoğrafçısı Doğanay Vural, katıldığı söyleşi programında Türkiye’nin biyolojik zenginliğini korumanın önemine değinerek yaban hayatını koruma bilincinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.

Paylaş:
"Bugün Öldüreni Değil, Ölümsüzleştireni Haber Yapın"

Veteriner hekim ve yaban hayatı fotoğrafçısı Doğanay Vural, katıldığı söyleşi programında Türkiye’nin biyolojik zenginliğini korumanın önemine değinerek yaban hayatını koruma bilincinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı.

Veteriner hekim ve yaban hayatı fotoğrafçısı Doğanay Vural, "Gözcü: Doğanay Vural ile Multidisipliner Bir Kaşifin Yolculuğu" başlıklı söyleşi programında doğa fotoğrafçılığına başlama hikayesini, saha deneyimlerini ve Türkiye’nin biyoçeşitliliğini koruma mücadelesini paylaştı.

Çocukluk yıllarında doğaya olan merakının ailesi tarafından şekillendirildiğini belirten Vural, babasının kendisine sunduğu seçimin hayatını değiştirdiğini ifade etti. Babasının avcılık merakına karşı kendisini korumak adına önüne bir silah ve bir fotoğraf makinesi koyduğunu anlatan Vural, babasının "İkisinde de tetik var, ikisi de iz sürüyor, ikisi de yaban hayatı takip ediyor. Ama birinin tetiğine bastığında öldürüyorsun, diğerinde ise ölümsüzleştiriyorsun. Sen hangisini seçersin?" diyerek kendisini fotoğrafçılığa yönlendirdiğini aktardı.

Sosyal medya platformlarında ürettiği içeriklerle izini sürdüğü yaban hayvanlarının hikayelerini geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediğini dile getiren Vural, özellikle Anadolu parsı ve çizgili sırtlan gibi Türkiye'de nesli tehlike altında olan türlerle ilgili paylaştığı bilgilerin, çocukların ve gençlerin doğaya olan ilgisini artırmasını umduğunu söyledi.

"Yaban Hayatını Gözlemlerken Etik Kurallara Uyulmalı"

Yaban hayatı fotoğrafçılığında belirli hassasiyetlerin gözetilmesi ve yasal izinlerin alınması gerektiğine işaret eden Vural, hayvanlara yaklaşırken güvenli mesafenin korunması, taş atılmaması ve görüntü almak amacıyla yemleme yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Kendi mesleki gelişim sürecine de değinen Vural, gençlik yıllarında yaptığı hatalardan ders çıkardığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Ben bu işlere başladığımda çocuktum. Bize 'hayvanı gözlemlemek için yem atalım' dendiyse yem atmıştım. Görüntüyü daha kolay elde edebilmek için etik olmayan yöntemler kullanıldıysa ben de yapmıştım. Ancak aradan geçen 15 yılda veteriner hekimlik unvanını kazandım, yaban hayatını araştırdım, inceledim ve bugün tüm kurallara uygun şekilde davranarak gelecek nesilleri de bu doğrultuda yönlendiriyorum."

"Anadolu Parsını Ben Gördüm, Torunum da Görmeli"

Türkiye'nin biyoçeşitlilik açısından son derece zengin bir coğrafya olduğunu ve bu nedenle yurt içinde yaptığı çalışmaların kendisi için her zaman öncelikli olduğunu belirten Vural, ülkenin doğal mirasını korumak için kararlılıkla çalıştığını ifade etti.

Geçmiş yıllarda yaban hayatındaki nadir türleri avlayanların öne çıkarılmasını eleştiren Vural, "Bundan 50-60 yıl önce Türkiye'de Anadolu parsını vuran kişi efsane olarak anılıyor, gazetelerde haber yapılıyordu. Ben diyorum ki bugün öldüreni değil, ölümsüzleştireni gazete gazete haber yapın. Ben o Anadolu parsını Türkiye'de gördüm, benim torunum neden görmesin?" diyerek yaban hayatını koruma çağrısında bulundu.